Tekin değil prenslere
Sarayların içerisi.
Bir ihtilal yapar yine
Kür Şad ile kırk çerisi.
Saraylarda kıstırılan
Hanedanın kuyruğudur.
İlkin kuyruk, sonra kelle…
Bu bozkırın buyruğudur!
Er meydanı kanla dolar
Çığlık kopar yeryüzünde.
Soysuzluğun kızıl resmi
Parçalanır birkaç günde.
Derler yine Kutluk Kağan
Başsız kalan Köktürkleri…
“Şimdi” diye buyruk verir
Cenge koşar yüz bin eri.
Dibe doğru topaç gibi
Yuvarlanırken şu Batı,
Var gücüyle mahmuzlayıp
Çatlatırlar nice atı…
Başlarında tuğlu çeri,
Yağız kumda at teperler.
Altay ile Tanrı Dağ’ın
Arasını yurt yaparlar.
Ne cenklere tanık oldu
Şu Akdeniz, Karadeniz…
Ey yiğitler, belki sizin
Hiç anılmaz efsaneniz.
Ancak uçmağ, merde yakın
İki parmak, bir aralık...
Korkakları bekleyense
Ömür boyu maskaralık!
Tanrı Dağ’ın zirvesinde,
Cenk yolunda bir “elveda…”
Marşı çarpar mermerlere;
“Vatan sana canım feda!”
“Vatan sana canım feda!”
Sayı:8 Kasım 2013
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder