ULUKAYIN’dan…
Nice yeni sayılarını görmeyi dilediğimiz ULUKAYIN’ın 2. sayısıyla
karşınızdayız…
İlk sayımızın getirdiği tebrikler ve gördüğü ilgi bizleri
fazlasıyla mutlu etti. Çabalarımızın boşuna olmadığını gördük. Hak verirsiniz
ki; ilk sayının verdiği heyecan ve dağıtım sırasındaki gecikmeler olağan şeylerdir.
ULUKAYIN, desteklerinizle daha iyi yerlere gelecektir.
Akılcı, bilimsel ve çağdaş düşünen yeni kuşaklar
yetiştirebilmek için hepimize büyük görevler düşmektedir. Yakınmak ve bahane uydurmak
bizim tavrımız değildir. Sorunun saptanması ve çözümü bizim yolumuzdur.
“Türk” adını yok etmek için her türlü çabanın en üst düzeye
ulaştığını görüyoruz. Düşmana “neden düşmansın?” diyemeyiz ama bir Türk’e
“kendi varlığını neden korumuyorsun?” diyebiliriz. Türk varlığının sonsuzluğa
taşınması için Türk evlatlarının üzerine düşen görevleri yerine getirmesi
gerekiyor.
Borçlusunuz!
Yüzyıllardır kanıyla bu toprakları sulayan atalarınıza karşı
borçlusunuz!
Yarının yeni kuşaklarına, bağımsız ve güçlü bir Türk devleti
bırakabilmek için, borçlusunuz!
ULUKAYIN, toplumun dışında kalmış bir grup yaygaracı
olmayacaktır. Her Türk’ün evine, iş yerine ve gönlüne girebilecek bir dergi
olma amacı taşımaktadır. Sesimiz Türk’ün sesidir!
Bir ağacın damarları topraktan (köklerinden) aldığı besini
dallarına, yapraklarına nasıl ulaştırıyorsa ULUKAYIN da geçmişinden aldığı
bilinci yeni kuşaklara taşıma görevi görecektir.
Üzerimize düşen, bu tohumu yeşertmek için bolca su
vermektir.
Kutup yıldızımız H.Nihal ATSIZ der ki:
Toprak ana uyuturken koynunda bizi
Yarınkiler biçecektir ektiğimizi,
Yeşermesi ektiğimiz tohumun haktır,
İşte o gün ruhlarımız şad olacaktır!